Gökhan Gönül ve Caner Erkin için flaş sözler…

17.05.2020
57
Gökhan Gönül ve Caner Erkin için flaş sözler…

Kısaca; kendimi… Çünkü yabancı hoca arayışları başladığında, “Fenerbahçe’nin teknik adamı, metrobüse binmeyi becerebilmeli” diye yazmıştım. Türkiye gerçeklerini, takım-kulüp dinamiklerini, hakem kararlarındaki “standartsızlığı” ve medya tribün baskısını yönetmeyi bilmesi gerekiyordu. Yoksa yeni bir Cocu veya Vitor Pereira’nız olur. 45-50 yaş diyerek, uzun dönemli bir çalışma periyodunu ifade ediyor sanırım. Yoksa tüm başarılı hocalar zirveye 50 yaşından sonra çıktılar.Şenol hoca, dünya üçüncüsü olduğunda 52 yaşındaydı. Teknik adamınız, sizin prensiplerinizle, nasıl başarılı olacağını tarif edebilmeli. Bunları nasıl yapacağının planını çizmeli ve ikna olmalısınız. Burada Erol Bulut da olsa, Aykut Kocaman da olsa, hatta Bjelica da olsa fark etmez.Gökhan Gönül’ün ayrılışında, Aziz Yıldırım faktörü vardı. Aziz Başkan’ın sözlerinin ayarı yoktu. Evlere gelen telefonlar falan vardı. Gökhan bunlarla yaşamak istemedi. Beşiktaş ile de iyi bir sözleşme ile anlaştı. Kendisi bunları açıklamadı, ancak bilen biliyor. Gökhan süreçte Fenerbahçe taraftarı ve kulübüyle de hiç polemiğe girmedi, duruşunu korudu.Taraftar belki Caner Erkin için tavır koyabilir; Kadıköy’deki derbideki “secde” hareketinden ötürü. Ama Gökhan için kötü konuşan görmedim. Ali Koç’un “Anlaşıldı” mesajı ise bence transferi çok kapsamıyor. Sadece transfer için eline bir “Joker” aldığını gösteriyor. Bu kadar gençleşme konuşulurken, Gökhan için opsiyon oluşacağını sanmıyorum.Her kulüp aidiyet duygusu üstünden hareket ediyor. Bu noktada yabancılarla bağlantınız sadece “ödemeler” üstünden oluyor. Yerli oyuncu kalitesi, başarı şansını çok etkiliyor. Yabancıları da arkalarından çekiyorlar. Bunun yanına ekonomik şartları da eklediğinizde maddi sıkıntıları aşmanız da kolaylaşıyor. Kriz anlarında tahammül alanı büyüyor. İsmail Yüksek transferi, Menemen’den gidip Sivasspor’da parlayan Mert Hakan örneğidir.Bu karar Fenerbahçe için değil, Türk futbolu için gerekli. 14 yabancı almak varken, kimse altyapıya yatırım yapmaz. İki oyuncu, takımın yüzde 20’sidir. Bunların performans vermesi için de altyapıya ilgi gösterilmek zorunda. Sabri Sarıoğlu Galatasaray’ı bırakana kadar UEFA’ya altyapı kontenjanından gösterildi.Lig bir an önce başlamalı. Ya da “aşı bulunana kadar” oynanmamalı. Hiçbir oyuncuyu sahaya çıkmaya zorlayamazsınız. “Oynarım” diyen, riskleri de kabul ettiğini beyan etmeli. Aynı profesyonel boksta olduğu gibi. Ne kadar önlem alsanız, kazalar olabiliyor. Sadece futbol değil, diğer branşlar da da bunlar düşünülmeli. Oynanma kararında “Tek şehir” seçeneği en doğrusu. Ya da ‘İlaç-aşı, bulunana kadar spor yapılmaz’ kararını alırsınız

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.